03.11.2011
Röportaj: KurumsalSosyal.com
“Yarın hava nasıl olacak?” bir farkındalık kampanyası. Amaç, iklim değişikliğine karşı çözüm yollarını kamuoyuyla beraber aramak. Bu yolları arayan tarafların oluşturduğu güce katkıda bulunmak... Devrim Çubukçu, kampanyanın çevre ve iklim değişikliği üzerine kamuoyu farkındalığını ölçen araştırmaların sonuçlarından doğduğunu belirterek ekliyor: “Sosyal sorumluluk çalışmalarımızla, geçmişe sahip çıkmaya ve geleceğe yatırım yapmaya çalışıyoruz.”
"Hava Nasıl Olacak" projesinin kapsamı, uygulama alanları, bütçesi ve hedefi nedir?
Aygaz, bu amacı gerçekleştirmek için, çevre politikaları ve çevrenin korunması için düzenlenen eğitimlerde öncü olan uluslararası bir kuruluş ile işbirliği yapıyor. Kısa adı “REC” olan Bölgesel Çevre Merkezi, 1990 yılında Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Komisyonu tarafından Budapeşte’de kurulmuş bağımsız bir kuruluş. Bugün, REC’e Türkiye dâhil 31 ülke taraf. REC, başta hükümetler olmak üzere, ilgili tüm paydaşlara sürdürülebilir kalkınma, çevre politikaları ve iklim değişikliği kapsamında etkin politika ve uygulama çözümleri geliştirerek destek veriyor.
Proje Gökyüzü Tırı adlı bir araçla il il Türkiye’yi turluyor. 2010 yılında Sivas’tan başlayarak Şanlıurfa, Van, Kars, Trabzon, Samsun, Kastamonu, Eskişehir, Antalya, İzmir ve Tekirdağ’ı kapsayacak şekilde 11 ile gittik. 2011 yılında Edirne’den başlayarak Sakarya, Bursa, İzmir, Muğla, Mersin, Kayseri, Samsun, Ankara ardından İstanbul’u da ziyaret ederek 10 ile ve binlerce kişiye daha ulaştık.
Hedef kitleniz ve eğitimin içeriği nedir?
Eğitimlerde öncelikli hedef kitlemiz, yakın geleceğin bilinçli tüketici adayları saydığımız lise ve üniversite öğrencileri… Günde, her biri 90 dakikadan oluşan 5 seans var ve her bir günün en son seansını halka açık olarak gerçekleştiriyoruz.
Gezici planetaryumun içinde, eğitimlerin ilk bölümünde, katılımcıların Dünya’dan uzaya bakarak daha büyük bir bütünün parçası olduklarını hissettirmeye çalışıyoruz. Bu bölümde, “hayat”ın gezegenimize özel büyük bir zenginlik olduğu vurgulanmakta ve atmosferin diğer gezegen atmosferlerinden farkının hayatı mümkün kıldığı karşılaştırmalı örneklerle paylaşılmakta… Eğitimin ikinci bölümünde, “sihirli küre” ile katılımcıların uzaydan Dünya’ya bakarmış gibi yerküreyi gözlemlemeleri sağlanıyor. 61 cm. çapındaki küresel görüntüleme sistemiyle, Dünya üzerindeki yalnızca hava olaylarının değil, aynı zamanda yanardağ patlamalarının, tsunamilerin ve daha birçok doğa olayının simülasyonu gerçekleştiriliyor.
Çevre için, doğa için, dünya için kısacası geleceğimiz için gerçekleştirdiğimiz projeler bizim için son derece önemli. Dolayısıyla bu konunun toplumda en iyi şekilde algılanması için gereken her şeyi yerine getirmeye gayret ediyoruz. Ancak, prensip olarak topluma mal olacak bir girişimin maliyetine ilişkin konuşmamayı tercih ediyoruz. Bu projeyi 3 yıllık bir süre için tasarladık. Bu süre içinde de, projenin başarısı için gereken tüm desteği vermek üzere planlamamızı yaptık.
“Sosyal sorumluluk kampanyalarımızda çıkış noktamız hep aynı... Özellikle farkındalık yaratma alanında, kamuoyu araştırmalarını temel alıyoruz. ‘Yarın hava nasıl olacak?’ da çevre ve iklim değişikliği üzerine kamuoyu farkındalığını ölçen araştırmaların sonuçlarından doğdu. Ülkemizde bu konudaki farkındalık, ne yazık ki, hem dünya, hem de Avrupa ortalamalarının altında.”
Proje nasıl ortaya çıktı? Projenin oluşturulması aşamasında, şirketiniz, markanız ve toplumsal fayda açısından hangi kriterleri dikkate aldınız?
Sosyal sorumluluk kampanyalarımızda çıkış noktamız hep aynı... Özellikle farkındalık yaratma alanında, kamuoyu araştırmalarını temel alıyoruz. Örneğin, 1998 yılındaki kamuoyu araştırmaları hastanelerin acil servislerine yapılan başvurularda ilk sırada ev kazalarının olduğunu gösteriyordu. “Aygaz Ev Kazalarına Karşı Uyarıyor”u bu konudaki bir ihtiyacı giderme yolunda katkı sağlamak üzere tasarlamıştık. Gerek doğrudan eğitimler, gerekse iletişim kampanyasıyla milyonlarca insanımıza ulaştık. Aynı şey “Dikkatli Çocuk” kampanyamız için de geçerli…
“Yarın hava nasıl olacak?” da çevre ve iklim değişikliği üzerine kamuoyu farkındalığını ölçen araştırmaların sonuçlarından doğdu. Ülkemizde bu konudaki farkındalık, ne yazık ki, hem dünya, hem de Avrupa ortalamalarının altında.
Yeterince farkında olmadığımız bir sorunun çözümü için, topyekûn bir seferberlik yaratmanın güç olduğuna inanıyoruz. Bu konuda başta yarının sorumlu tüketici adayları gençler olmak üzere toplumun tüm kesimlerinde duyarlılığın arttırılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle, 2010-2012 döneminde “Yarın hava nasıl olacak?” sorusuyla, ülkemizin dört bir köşesine gidecek ve iklim değişikliği ile ilgili duyarlılığı arttırmak için çaba göstereceğiz.
Odak alanlarınızı belirlerken başka hangi yöntemleri kullanıyorsunuz?
Kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin, şirketlerin faaliyet alanlarıyla ve paydaşlarıyla doğrudan ilgili olmasının, paydaşların beklentilerini karşılamasının önemine inanıyoruz. Dolayısıyla proje fikri ya da proje fikirlerimiz bir kişiden çok, bir sürecin sonucu olarak ortaya çıkıyor. Genellikle de bu fikirler birden fazla oluyor. En fazla yarar üretecek olanı seçmek için anketler düzenliyoruz. Kıyas çalışmaları yapıyoruz. İklim değişikliği projesinin yaklaşık bir buçuk yıllık hazırlık sürecinde Çevre ve Orman Bakanlığı, Avrupa Birliği “Climate Action” Programı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Dünya Bankası, İstanbul Teknik Üniversitesi, İstanbul Kültür Üniversitesi, Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF), Bölgesel Çevre Merkezi (REC) ve birçok uzman ile görüştük. Bu temaslar projemizi şekillendirdi. Yanıt klasik gibi görünse de, gerçekten de “fikir” ortak bir aklın ürünü…
Çalışmalarımızda insana, doğaya, kanunlara saygı duyarak örnek bir kuruluş olmaya gayret ediyoruz. Eğitim, sağlık ve kültür-sanat alanlarında projelere yıllardır katkı sağlıyoruz. Yarım asırlık iş tecrübemizle ekonomik kalkınmanın sosyal ve kültürel kalkınmadan bağımsız olmadığını biliyoruz. Yaşama değer katmak için bireyler gibi şirketlerin de üzerine düşen görevleri olduğunu düşünüyoruz.
“Sosyal sorumluluk çalışmalarımızla, geçmişe sahip çıkmaya ve geleceğe yatırım yapmaya çalışıyoruz. Bunu yaparken toplumun beklentilerini göz önünde bulunduruyoruz. Kamuoyu araştırmaları çalışmalarımızın temelini oluşturuyor.”
Kamuoyu araştırmaları yapıyor musunuz?
Sosyal sorumluluk çalışmalarımızla, geçmişe sahip çıkmaya ve geleceğe yatırım yapmaya çalışıyoruz. Bunu yaparken toplumun beklentilerini göz önünde bulunduruyoruz. Kamuoyu araştırmaları çalışmalarımızın temelini oluşturuyor. Çevre projemize başlarken de bu konuda yapılmış araştırmaları inceledik. Ülkemizde iklim değişikliği ve çevre konularındaki farkındalık düzeyinin Avrupa ve dünya ortalamalarının altında olduğunu fark edip bu konuda harekete geçmeye karar verdik. Yarın hava nasıl olacak?” projesiyle attığımız küçük adımın, halkımızın da katılımıyla daha da büyüyeceğine, büyüdükçe güçleneceğine ve çözüm yolunda önemli mesafe kat edeceğimize inanıyoruz.
Projenize paydaşlarınızın ve çalışanlarınızın katılımı söz konusu mu?
Yurt genelindeki 3.500 Aygaz bayiinin gönüllü elçi olarak çalışmasını sağladık. Kendilerine ilettiğimiz ve yerel radyolardan dağıttığımız davetiyelerle hem daha geniş bir kitlenin katılımını sağlamayı, hem de etkinliğin ağızdan ağıza yaygınlaşmasını hedefledik. Ayrıca, kent protokolünü de projenin içine çekerek, bölgesel çapta etkinliğin gücünü artırdık. Her kentte bulunan sivil toplum örgütleri ve yerel medya kuruluşlarının destek vermesini sağlayarak katılımı artırdık.
Ayrıca, ulaştığımız kentlerde vali, belediye başkanlıkları, il milli eğitim müdürlükleri, yerel basın ve Aygaz bayileri ile irtibata geçerek etkinliğin yaygın biçimde kitlelere ulaştırılmasını sağladık. Blog yapısındaki web sitesi www.yarinhavanasilolacak.org aracılığıyla eğitimlerin ardından da kampanyanın sürdürülebilirliğini sağladık. Facebook, Twitter, Flickr gibi sosyal medya araçları ile gençlere ulaştık. Facebook sayfamız ile 20 binin üzerinde “hayranımız” var. Binlerce kişi her ay web sitemizi ziyaret ediyor. 5 ulusal TV kanalı, 7 ulusal radyo istasyonu, gazete ve dergi kampanyamızla milyonlarca kişiye mesajlarımızı ulaştırıyoruz.
Projenizin etkisini nasıl ölçümlüyorsunuz? Bugüne kadar nasıl bir fark yarattınız? Projeniz ile ilgili nasıl geri bildirimler alıyorsunuz?
Şu aşamada, “hedeflere ulaştık” demek için çok erken. Projemiz halen devam ediyor. Aldığımız sonuçlar ve geri bildirimler umut veriyor. Eğitim öncesi ve sonrasında REC uzmanları tarafından katılımcılara çevreyle ilgili sorular yöneltiliyor. Aldığımız yanıtlar çevre ile ilgili duyarlılık artırıcı çalışmaların yayınlaştırılması durumunda hızla olumlu gelişmelerin olacağını ortaya koyuyor. İtibar araştırmaları, tanıma/beğeni araştırmaları yaptırıyoruz. Proje çok yeni olmasına rağmen, fark edildiğini ve beğenildiğini görmekten memnun oluyoruz.
“Yarın hava nasıl olacak?” projesinin üçüncü yılını tamamladıktan sonra bir kamuoyu araştırması ile bu sorunun yanıtını arayacağız. Küçük bir fark bile yaratabilsek, bunun iklim değişikliği ile mücadele yolunda önemli bir katkı sağlayacağına inanıyoruz.
Projenizle birçok ödül aldınız. Bunların detaylarını paylaşır mısınız?
Yarın Hava Nasıl Olacak projesi, 2011 yılında dört ödülü Aygaz’a kazandırdı. İngiliz Halkla İlişkiler Birliği (CIPR-Chartered Institute of Public Relations) tarafından bu yıl 26.’sı düzenlenen ‘Mükemmellik Ödülleri'nde proje, “kurumsal sorumluluk” alanında büyük ödüle layık görüldü. Yarışmaya, uluslararası çapta 700 proje başvuruda bulundu. 2011 CIPR Mükemmellik Ödülleri’nde aralarında, “Yarın Hava Nasıl Olacak?”ın da bulunduğu 153 proje finale kaldı. 84 kişiden oluşan jürinin yaptığı değerlendirmede, “Kurumsal Sorumluluk” kategorisinde Aygaz’ın, iklim değişikliğine karşı kamuoyunda farkındalık yaratarak mücadeleyi hedefleyen “Yarın Hava Nasıl Olacak?” adlı projesi büyük ödüle layık görüldü.
Proje ayrıca, halkla ilişkiler dünyasının en önemli ödüllerinden IPRA Altın Küre’de de başarı kazandı. Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği (IPRA) tarafından bu yıl yirmincisi düzenlenen ‘Altın Küre Ödülleri'ne 50 ülkeden 400’den fazla proje başvuruda bulundu. 17 Haziran’da Lizbon’da toplanan jüri, Aygaz’ın Yarın hava nasıl olacak? projesini çevre alanında dünyanın en iyi kampanyası seçti.
- İngiliz Halkla İlişkiler Birliği (Chartered Institute of Public Relations) Mükemmellik Ödülleri “Kurumsal Sorumluluk” kategorisi büyük ödülü- Yarın Hava Nasıl Olacak? projesi
- Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği (International Public Relations Association) “Çevre” kategorisi Altın Küre Ödülü- Yarın Hava Nasıl Olacak? projesi
- Uluslararası Stevie Ödülleri Avrupa’da “Çevre Sorumluluğu” kategorisi Yüksek Onur Ödülü- Yarın Hava Nasıl Olacak? projesi
- Doğrudan Pazarlama Ödülleri, Roadshow kategorisi 3.’lük ödülü
“Şeffaflığı, sürdürülebilir iş başarımızın önemli bir dayanağı olarak görüyoruz. Her yıl yayınladığımız kapsamlı faaliyet raporlarının yanı sıra, 2002 yılından bu yana finans dışı performansımızı “Sürdürülebilir Kalkınma Raporu”yla kamuoyu ile paylaşıyoruz.”
Aygaz’ın sürdürülebilirlik kapsamındaki diğer çalışmaları nelerdir? Yönetim düzeyinde de konunun sahiplendiğini görüyoruz, bu konuyla ilgili detaylar nelerdir?
Şeffaflığı, sürdürülebilir iş başarımızın önemli bir dayanağı olarak görüyoruz. Her yıl yayınladığımız kapsamlı faaliyet raporlarının yanı sıra, 2002 yılından bu yana finans dışı performansımızı “Sürdürülebilir Kalkınma Raporu”yla kamuoyu ile paylaşıyoruz. Sosyal raporlamada ilk Türk şirket olan Aygaz’ın önceki raporlarına www.aygaz.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
Aygaz’da sürdürülebilirlik yönetimi tek bir departmanın faaliyet alanı değil, üst yönetimin gözetiminde ve tüm departmanların sorumluluğunda bir süreç yönetimi. Etik ilkelere uyum tüm Aygaz değer zincirinin sorumluluğunda iken, kilit sürdürülebilirlik performans alanlarının tamamı ilgili departmanların performans değerlendirme kriterleri arasındadır.
Tüm bu çalışmalarınızın, şirketinizin ve markanızın itibarına ne tür bir katkı sağlamasını hedefliyorsunuz?
Ürün ve hizmetlerini her gün yüz binlerce kişiye ulaştıran bir marka olarak, doğrudan faydalar sağlayan ve daha güzel bir gelecek hayali için ilham veren projelere destek oluyoruz. Aygaz, sosyal sorumluluk çalışmalarıyla, geçmişe sahip çıkmaya ve geleceğe yatırım yapmaya çalışıyor. Kurucusu Vehbi Koç’un sosyal sorumluluk anlayışını benimsemiş bir kurum olarak, 'Ülkem Varsa Ben de Varım' ve 'Toplumdan Aldığını Topluma Vermek' felsefesini her yıl yeni eserlerle yaşatmaya çalışıyoruz. Marka itibarı dediğimiz zenginlik ise tüm bu çalışmaların doğal bir sonucu olarak zaman içinde birikiyor, çoğalıyor.