"Güven" algısını pekiştiriyoruz
Banvit A.Ş. Kurumsal Gelişim ve İletişim Direktörü İlgi Görener’e, Banvit’in KSS kavramına bakışını ve kurumsal vizyonu doğrultusunda benimsediği KSS yaklaşımını sorduk.

25.02.2011

Röportaj: Gaye Güzelay / KurumsalSosyal.com

Banvit, sağlıklı ve lezzetli gıdalar üretmenin yanı sıra içinde yaşadığı toplum için sosyal anlamda da faydalı olmak istiyor. Tüketicileriyle kurduğu uzun yıllara dayanan ilişkinin temeline güveni koyan marka, yaptığı her işte bu güvene lâyık olmaya özen gösteriyor. Banvit, sosyal anlamda da, marka algısını tamamlayacak, pekiştirecek projelere ağırlık veriyor. İlgi Görener, "Marka algımıza uygun olan, inandığımız projeleri seçiyoruz. Bu titizliğimizin nedeni ise tüketicilerimizle markamız aracılığıyla kurduğumuz ilişkiyi en tutarlı ve doğru biçimde sürdürebilmek" diyor.

Odak alanlarınız neler, bu alanları hangi kriterlere göre belirliyorsunuz?
KSS projeleri ile ilgili seçilen alanlar ile marka veya kurum arasında doğru ve güçlü bir ilişkilendirmenin kurulabilmesi çok önemli. Dolayısıyla Banvit olarak markamızla ilişki kurduğumuz sağlık, eğitim, spor, alanlarına daha fazla kaynak ayırıyoruz. Özellikle kadın ve çocukları ilgilendiren konulardaki projelere ağırlık veriyoruz.

Gerçekleştirdiğiniz KSS projelerinizin kısaca hedef, yöntem ve sonuçlarını anlatabilir misiniz?
2006 yılında, kuş gribi krizi döneminde entegre kanatlı yetiştiriciliğinin yoğunlaştığı ve yabani kuş sürülerinin göç rotası üzerinde bulunan İzmir, Balıkesir, Bursa ve Çanakkale illerinde "İyiliğiniz için, sağlığınız için" isimli bir kurumsal sosyal sorumluluk projesi hayata geçirdik.

"Kuş Gribi ve Güvenli Gıda Tüketimi Bilgilendirme Kampanyası" olarak lanse ettiğimiz proje ile hedefimiz toplumun farklı kesimlerini temel hijyen uygulamaları, mutfak hijyeni ve kuş gribi hastalığı ile korunma yolları hakkında bilinçlendirmeyi hedefledik. Öncelikle kırsal alan çalışmaları ile köylere giderek buradaki halka ve öğrencilere yüzyüze eğitimler verdik. Kentsel alan çalışmaları kapsamında da Halk Eğitim Merkezleri, Sağlık Liseleri ve Kız Meslek Liseleri'ne giderek buralarda da yine yüzyüze eğitimler verdik. Aktif uygulama süresi 4 ay olan bu projemizle köylerde yaşayan 3.800 vatandaşımıza, yine köylerde eğitim gören 29.474 öğrenciye, Halk Eğitim Merkezleri, Sağlık Liseleri ve Kız Meslek Liseleri'nde ise 41.786 bayan olmak üzere toplam 75.060 kişiye ulaştık.

Bir diğer önemli kurumsal sosyal sorumluluk projeniz de, yeterli ve dengeli beslenme eğitimleri verdiğiniz "Akıllı Çocuk Sofrası".
2008 yılında hayata geçirdiğimiz ve 2010 sonunda 2. fazıyla devam eden projemizle; artan "sağlıksız, yetersiz ve dengesiz beslenme"ye karşı, verilen bire bir eğitimlerle, ilköğretim öğrencilerinde doğru beslenme bilinci ve davranışlarının oluşturulmasını hedefliyoruz. Projemizle belirlenen okullara gidilerek, formasyonlu Banvit Proje Öğretmenleri tarafından yüzyüze eğitimler veriliyor. 1. fazda İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Antalya ve Adana illerimizde verdiğimiz eğitimlerle 1.082 ilköğretim okulunda eğitim gören 862.080 öğrenciye ve 20.000 civarında öğretmene ulaşmıştık.

2. fazda ise sadece İstanbul'da eğitimlerimizi sürdürüyoruz. Bu yıl için hedefimiz 400 okulda, 300.000 öğrenciye yeterli ve dengeli beslenme eğitimleri verebilmek. 2. fazda eğitim içeriğinde verdiğimiz bilgiler değişmezken, uyguladığımız eğitim modelini revize ederek, çocuklara daha interaktif bir ortamda, oyun ve drama modeliyle ulaşmaya başladık. Ayrıca tiyatro salonları bulunan okullarda da Ekol Drama Sanatevi tarafından yazılıp sahnelenen "Cem ile Cemile Sihirli Bahçe'de" isimli oyunla da eğitim içeriğinde verilen bilgilerin pekiştirilmesini sağlıyoruz.

"Projelerimizin doğrudan hedef kitlesi üzerinde oluşturduğu etkiyi bilimsel metotlarla geliştirilen anketlerle daha net olarak ölçümleyebiliyoruz. Örneğin "İyiliğiniz için, sağlığınız için" isimli projemizde uygulanan anket sonucunda, eğitimlerle aktardığımız bilgilerin % 80 akılda akaldığını tespit ettik."

KSS uygulamalarınızın ve projelerinizin sonuçlarını ve yarattığı farkı nasıl ölçümlüyorsunuz?
Bire bir olarak aldığımız tepkiler, tüketici hatlarımız kanalıyla bize gelen telefon ve mesajlar veya paylaşım sitelerindeki yorumlar, aynı zamanda medya yansımaları bizler için önemli değerlendirme kriterleri.

Diğer yandan projelerimizin doğrudan hedef kitlesi üzerinde oluşturduğu etkiyi bilimsel metotlarla geliştirilen anketlerle daha net olarak ölçümleyebiliyoruz. Örneğin "İyiliğiniz için, sağlığınız için" isimli projemizle Halk Eğitim Merkezleri, Sağlık Liseleri ve Kız Meslek Liseleri'nde ulaştığımız yaklaşık 42.000 kursiyer arasından tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen 17 – 50 yaş aralığındaki 2.500 bayana uygulanan anket sonucunda eğitimlerle aktardığımız bilgilerin % 80 oranında akılda kaldığını tespit ettik. Bu araştırma ile eğitim programının ne ölçüde çalıştığını, dolayısıyla projemizin işlerliğini test etmiş olduk.

"Akıllı Çocuk Sofrası" 1. fazda eğitimlerin verildiği kentlerde, örnekleme yöntemiyle seçilen okullarda, eğitim öncesi ve eğitim sonrası olmak üzere (pretest-posttest) 5.379 öğrenciye anket metodu yoluyla uygulandı. Araştırma sonuçlarına göre verilen eğitimler, çocukların bilgi düzeyi üzerinde yüzde 40 ila 70 arasında değişen oranlarda etkili oldu. Böylece Akıllı Çocuk Sofrası eğitimlerinin çocuklarda olumlu yönde değişiklik sağladığı istatistiki anlamda da ortaya konmuş oldu.

"Projenin büyüklüğüne göre bütçeler değişiyor. Bu yüzden net olarak ciromuzun binde 3'ü veya 5'i dememiz zor. Ancak sosyal giderler içerisinde, yeni projeler için öngörülen bir bütçe ayırıp bu bütçeye bağlı kalmaya çalışıyoruz."

Proje ortaklarınız ile çalışma şeklinizi ve proje ortaklarınızın size kattıklarını açıklayabilir misiniz?
Proje ortaklarımız alanlarında uzman kişi veya kurumlardan oluşuyor. Biz projenin çerçevesini ve vermek istediğimiz mesajları belirliyoruz. Proje ortaklarımız da kendi uzmanlık alanlarına göre projenin geliştirilmesini ve uygulanmasını sağlıyorlar.

KSS projelerinize ne ölçüde bütçe ayırıyorsunuz?
Projenin büyüklüğüne göre bütçeler değişiyor. Bu yüzden net olarak ciromuzun binde 3'ü veya 5'i dememiz zor. Ancak sosyal giderler içerisinde, yeni projeler için öngörülen bir bütçe ayırıp bu bütçeye bağlı kalmaya çalışıyoruz. Diğer yandan devam eden projelerin sonraki yıllardaki bütçelerini daha net olarak ayırmak mümkün.

Çalışanlarınız ve yönetim ekibi proje ve uygulamalarınızda rol alıyorlar mı?
Projenin alt yapı hazırlıklarının çoğu Banvit Tanıtım ve Halkla İlişkiler ekibi tarafından gerçekleştiriliyor. "İyiliğiniz İçin, sağlığınız İçin" uygulamamızda eğitimlerin tümü Canlı Üretim departmanımızda görevli veteriner hekimler tarafından verildi. "Akıllı Çocuk Sofrası" projesinde ise hem eğitici eğitimlerinde, hem de çocukların eğitimlerinde Tanıtım ve Halkla İlişkiler departmanı çalışanlarımızdan doğrudan eğitim verenler oldu. Yönetim olarak da projelerimizi yakından takip ediyoruz. Örneğin bu hafta eğitim verdiğimiz okullardan birini ziyaret ederek sınıflardaki oyunlara katıldık ve eğitimi izledik. Amacımız projenin sahada nasıl yürüdüğünü, çocukların verdiği tepkileri bize verilen raporların yanı sıra bir de kendi gözlerimizle görmek ve değerlendirmek ve tabii geliştirilebilecek yönleri belirlemek.

Uygulamalarınız, şirketinizin ve markanızın itibarına ne tür bir katkı sağlıyor, bu konudaki gözlemlerinizi paylaşabilir misiniz?
Çeşitli marka araştırmaları Banvit adının tüketici algısında 1. sırada "güven" ile örtüştüğünü gösteriyor. Banvit, kendi sektöründe 43 yıllık bir marka. Dolayısıyla yaptığımız tüm sosyal çalışmaların öncelikle güven algımızı pekiştirdiğini görüyoruz. Bu bir gıda markası için önemli bir konu. Çünkü insanlar lezzetli olduğu kadar güvenilir ve sağlıklı gıdalar tüketmek istiyor. Bu da bizi sevindiriyor çünkü derinlemesine düşünüldüğünde güven algısı pek çok destek algının sonucunda inşa edilebiliyor.

Paylaş
Ad Soyad  
Yorum  
     
 
E-Bülten Üyelik




kitaplık
Şirketlerin Kurumsal Sosyal Sorumluluk projelerinde gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
Evet
Hayır
Belki
Gri Creative Agency
IMA
RSS Google+ Twitter Facebook