IBM Türk "Kurumsal Hizmet Gücü"ne güveniyor
IBM Türk
KSS projelerine çalışanlarının gücünü katan IBM, devlet ve sivil toplum kuruluşlarının karşılaştığı problemlerin çözümüne ve yeni strateji geliştirmelerine yardımcı olmayı hedefliyor.

06.08.2010

Röportaj: Kurumsalsosyal.com

Kurumsal Hizmet Gücü projesi ile sosyal sorumluluk projelerini sürdürmede en büyük gönüllü desteği çalışanlarından alan IBM'in mevcut ve yeni projelerini, IBM Türk Sosyal Sorumluluk Projeleri Yöneticisi Burçak Semerci'den dinledik.

IBM Türkiye'nin sosyal sorumluluk projeleri kapsamında "Kurumsal Hizmet Gücü Programı" geliştirdiniz. Bu proje nasıl ortaya çıktı? Programın amacı nedir?

IBM olarak, ortak akıl yaratmak ve topluma fayda sağlamak amacıyla, 2007 yılında Kurumsal Hizmet Gücü adında gönüllü bir hizmet programı oluşturduk. Program dahilinde, farklı ülkelerden ve iş birimlerinden gelen IBM çalışanları, kendi uzmanlık alanlarındaki yetkinliklerini ve deneyimlerini, dünyanın dört bir yanındaki sivil toplum kuruluşlarıyla "gönüllü" olarak paylaşıyor. Programın özü, IBM'in insan kaynağından yararlanarak, gelişmekte olan ülkelerin sosyal ve ekonomik kalkınmasına katkıda bulunmaktır.

Projenin oluşturulması aşamasında şirketiniz ve toplumsal fayda açısından hangi kriterleri dikkate aldınız?

Kurumsal Hizmet Gücü programı, topluma, küresel IBM çalışanlarına ve IBM'e çok yönlü fayda sağlıyor:

  • Toplum, küresel IBM ekiplerinin sorun çözme becerilerinden, tecrübelerinden ve yeteneklerinden yararlanıyor.
  • Sosyoekonomik gelişim teşvik edilerek, hizmet verilen toplumda fark yaratılıyor.
  • IBM, projenin gerçekleştirildiği pazarları daha yakından tanıyor.
  • Programa gönüllü katılan IBM çalışanları "küresel vatandaş" haline gelerek, dünyaya bakışları değişmiş, liderlik becerileri gelişmiş küresel bir ekibin parçası olarak zenginleşiyor.

Harvard Business School tarafından onaylı

Bu programın Türkiye'den önce diğer IBM'lerde örneği var mıydı?

Program ilk olarak 2008 yılında, 100 IBM çalışanının 8-10 kişilik ekipler halinde Gana, Filipinler, Romanya, Tanzanya ve Vietnam’a gönderilmesiyle başladı. Programın bağımsız değerlendirmesini yapan Harvard Business School'dan Prof. Marquis’in çalışması, Kurumsal Hizmet Gücü’nün başarılı olduğunu ortaya koydu.
(https://www-146.ibm.com/corporateservicecorps/evaluation)

Programın başarısı üzerine, 500 IBM mensubu 2009 yılında Gana, Filipinler, Romanya, Tanzanya ve Vietnam’a ek olarak; Brezilya, Çin, Güney Afrika, Hindistan, Malezya, Mısır, Nijerya ve Türkiye dahil olmak üzere 13 ülkede görev almak üzere seçildi. 2010 yılının sonunda, program kapsamında 18 ülkeye toplam 1.000'e yakın IBM gönüllüsünün gönderilmesi hedefleniyor.

Programa katılım gönüllülük esasına göre olmakla birlikte, sadece işinde en iyi performansı gösterenler programa başvurabiliyor ve eleme sürecine dahil ediliyor. Farklı iş birimlerinden ve farklı ülkelerden üst düzey yöneticilerin oluşturduğu komiteler, başvuruları gözden geçiriyor ve seçilecek kişilere karar veriyor. Programın başladığı sene, "Kurumsal Hizmet Gücü"ne başvuran 5.000 IBM mensubu arasından 100 kişi seçildi. 2009 yılında ise 48 ülkeden yapılan 10.000 başvuru arasından 500 gönüllü seçildi.

Proje kapsamında, IBM çalışanlarının beraber çalıştıkları kurumlara ne kazandırması hedefleniyor? Bu projeyle gönüllülüğe aktardığınız kaynağın nasıl bir geri dönüşü olmasını hedefliyorsunuz?

Ekipler, devlet ve sivil toplum kuruluşlarının finansman yönetiminde karşılaştığı problemleri çözmeyi, işletme planlarının uygulanmasına yardımcı olmayı, pazarlama stratejilerini geliştirmeyi, daha güçlü bilgi teknolojisi sistemleri yaratmayı hedefliyor. Kurumsal Hizmet Gücü iş planları ayrıca, program kapsamında seçilen şehrin kalkınma hedefleri doğrultusunda da şekillendiriliyor.

Farklı kültürlerle etkileşime geçen küresel ekiplerin üyeleri, zorlu ve belirsiz bir ortamda sorunları çözmeye çalışıyor ve bütün bunları, alışkın oldukları ofis ortamının dışında gerçekleştiriyor. Böylelikle ekipler, farklı kültürel bakış açılarına ilişkin deneyim kazanarak, yeteneklerini ve liderlik becerilerini geliştiriyor.

Projeyi IBM çalışanları üzerinden yürütmenin getireceğini düşündüğünüz faydalar nelerdir?

IBM Global ve IBM Türk, projenin gerçekleştirildiği pazarları daha yakından tanıyor. Dünyanın farklı ülkelerinden gelen gönüllü IBM ekipleri, "küresel vatandaş" haline gelerek dünyaya bakışları değişmiş, liderlik becerileri gelişmiş, küresel ekibin bir parçası olmayı başarmış kişiler olarak görevlerini sürdürüyor.

Proje ortaklarınız Digital Opportunity Trust (DOT), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) ve Özel Sektör Gönüllüleri Derneği'nin (ÖSGD) programdaki rolleri nelerdir?

Kâr amacı gütmeyen Kanadalı bir kuruluş olan DOT, IBM tarafından Kurumsal Hizmet Gücü projesinin küresel uygulayıcı ortağı olarak seçilen üç uluslararası kuruluştan biridir. DOT, Kurumsal Hizmet Gücü'nün Türkiye, Çin, Mısır, Kenya vb ülkeler için küresel uygulayıcı ortağıdır. KHG projesinin uluslararası uygulaması konusundaki deneyimiyle, Türkiye'deki projeye büyük katkı sağlamaktadır.BS

UNDP, Türkiye Hükümeti ile imzalanan "Ülke Programı" çerçevesinde belirlenen öncelikli kalkınma alanlarında, hedeflere ulaşılması için çalışmaktadır. Projenin bir kamu-özel sektör işbirliği projesi olarak şekillenmesini sağlamıştır. Uluslararası bir kalkınma örgütü olan UNDP, IBM "Kurumsal Hizmet Gücü" projesine, Türkiye ve dünyadaki kalkınmayla ilgili deneyimi ve bilgi birikimiyle katkı sağlamaktadır. Ayrıca projenin izleme, değerlendirme ve raporlama süreçlerinin uluslararası UNDP prosedürlerine uygun şekilde yürütülmesini temin etmektedir.

DPT, Kurumsal Hizmet Gücü projesinin hükümet ortağıdır. DPT uluslararası kalkınma projelerinin, Türkiye'nin ulusal kalkınma planları ve öncelikleriyle uygunluğunu sağlamaktadır. Ayrıca, elde edilen çıktıların ulusal kalkınma çalışmalarında politika düzeyinde değerlendirilmesini de temin etmektedir. DPT özel sektörün kalkınmaya katkısını teşvik etmek amacıyla projeye finansal katkı sağlamıştır.

ÖSGD, projenin yerel uygulayıcı ortağıdır. Türkiye'deki uygulamanın idari, lojistik ve diğer tüm konularında; UNDP ve diğer proje ortaklarıyla yakın işbirliği içinde çalışmaktadır.

Gaziantep ve Mersin'e gönderilen ekipler hangi projeler üzerine, kimlerle birlikte çalıştı?

"Kurumsal Hizmet Gücü" programının Türkiye etabı, Digital Opportunity Trust (DOT), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) ve Özel Sektör Gönüllüleri Derneği (ÖSGD) işbirliğiyle, ilk defa 2009 yılında Mersin'de gerçekleştirildi. Mersin etabında; ABD, Avustralya, Brezilya, Çin, Hindistan, Fransa, Japonya, Kanada ve Meksika'dan gelen 22 IBM çalışanı, farklı zamanlarda 2 grup halinde 1'er ay boyunca Mersin’de görev yaptı.

Akademi – sanayi - toplum ağları, lojistik ve turizm sektörleri üzerine Temmuz ayında Mersin'de görev yapan 1. ekibin ardından Ekim ayında Mersin’e gelen 2. ekip, mevcut proje başlıklarına ek olarak, tarım, çevre ve enerji konularında çalıştı. Ayrıca her bir alt ekip, yerel ihtiyaca göre belirlenen konularda işletmelere ve girişimcilere seminer veya benzeri eğitimler sundu. Ekipler, 1’er ay boyunca Mersin Ticaret ve Sanayi Odası, TeknoPark, Mersin Üniversitesi, Mersin Deniz Ticaret Odası, Turizm Platformu ve Mersin Lojistik Platformu ile birlikte çalıştı.

"Kurumsal Hizmet Gücü"nün Gaziantep etabında ise sosyal ve ekonomik konularda ortak akıl geliştirmek üzere gelen 1. ekip çalışmalarını 8 Mart - 2 Nisan, 2. ekip ise 17 Mayıs -17 Haziran 2010 tarihleri arasında gerçekleştirdi. IBM’in ABD, Brezilya, Hindistan, Japonya, Kore, Avustralya, Güney Afrika ve Singapur'dan gelen 18 gönüllü çalışanı; Gaziantep Sanayi Odası başta olmak üzere, Gaziantep Belediyesi, Teknopark, Gaziantep Ticaret Odası, Gaziantep Üniversitesi ve Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi ile işbirliği yaptı.

Gaziantep Akıllı Sanayi girişiminin desteklenmesi amacıyla teknopark için stratejik planlama yapan ekipler, IBM'in Akıllı Dünya ve Akıllı Şehirler vizyonu kapsamında, Gaziantep’in akıllı bir şehre dönüşmesi için çalıştı. Ayrıca operasyonel işler ve BT alanında belediyelerin hayatını kolaylaştıran yöntemler geliştiren gönüllüler, Gaziantep'te turizmin gelişmesi için, kongre turizmi konusunda stratejik planlama da gerçekleştirdi. Dünyanın dört bir yanından gelen, Mersin ve Gaziantep için çalışan 40 IBM mensubu, toplam 10.000 saatten fazla gönüllü hizmette bulunmuş oldu.

Projenin bundan sonraki aşamaları nelerdir?

Özel sektör, kamu ve sivil toplum örgütleri işbirliğinin başarılı bir örneği olan Kurumsal Hizmet Gücü projesi, Türkiye’deki çalışmalarına, bu yılın Ekim ayında Malatya'da yapılacak toplantıya katılan 15 uzmanla devam edecek.

Projenin uygulanacağı bölge hangi kriterlere göre belirleniyor?

IBM ve projenin yürütücü ortaklarının yaptığı değerlendirme sonucunda, bölge ve şehirler seçiliyor. Şehrin kalkınma hedefleri, gelişme potansiyeli, yerel sahiplenicilik, seçimde öne çıkan kriterler oluyor. Örneğin, "Kurumsal Hizmet Gücü"nün ilk etabı olan Mersin ilinin seçiminde, yürütücü ortaklarımız DOT ve UNDP’nin önerisi ve daha önceki Mersin tecrübeleri, Mersin'in "Bölgesel İnovasyon Stratejisi"ne sahip olması, yenilikçi yapısı, mevcut proje ve girişimleri çerçevesindeki gelecek hedefleri etkili oldu.

Projeniz ile ilgili nasıl geri bildirimler alıyorsunuz?

Projenin 5 ülkeyle başlayıp daha sonra 13 ülkeye yayılmasının en önemli sebebi, projenin bağımsız değerlendirmesini yapan Harvard Business School'dan gelen olumlu sonuçlardır. Mersin’deki yerel yetkililerle yapılan anketlerden çıkan sonuçlar, projenin Mersin’e katkısının 'çok olumlu' olarak değerlendirildiğini göstermektedir.

Mersin’in o dönemdeki valisi Hüseyin Aksoy, Kurumsal Hizmet Gücü'nün Türkiye’deki ilk etabında, gönüllülerle tespit edilen stratejiye uygun olarak, akademi - iş dünyası - toplum ağı ilişkileri konusunda Mersin Teknopark’ın koordinatörlüğünde bir platformun oluşturulduğunu belirtti. Bu durum, şehir için hazırlanan stratejik planların kullanıldığına bir örnek teşkil ediyor.

Ayrıca, Mersin Valiliği, proje kapsamında Mersin Ticaret ve Sanayi Odası ile ALATA Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü'nün işbirliğiyle, Teknoparkın tarım ve gıdaya odaklanan çalışmalarının, bu senenin ikinci yarısına gelmeden hayata geçirildiğini belirtti.

IBM'in kurumsal sosyal sorumluluk alanındaki yeri ve diğer şirketlerden farkı nedir?

Kurumsal Sosyal Sorumluluk kapsamında hayata geçirdiğimiz etkinlikler; eğitim, toplum, ekonomik ve sosyal kalkınma, sağlık, okur-yazarlık, çevre, dil ve kültür gibi sorunlara yönelik girişimler geliştirilmesine odaklanıyor. Dünyanın dört bir yanındaki toplumlara destek verecek yenilikçi programlar oluşturulması amacıyla, IBM'in en değerli kaynaklarından, teknolojimizden ve tecrübemizden yararlanıyoruz. IBM'in Kurumsal Hizmet Gücü projesi, özel sektörün en değerli kaynağı olan insan gücünün, sosyal ve ekonomik kalkınmanın hizmetine sunulması konusunda en iyi örneklerden biridir. Tecrübeyi ve insan kaynağını inovatif projelerle toplumun hizmetine sunan IBM'in şirket değerlerinden bir diğeri, "Toplum İçin Değer Taşıyan İnovasyon"lar yapmaktır.

Paylaş
Ad Soyad  
Yorum  
     
 
E-Bülten Üyelik




kitaplık
Şirketlerin Kurumsal Sosyal Sorumluluk projelerinde gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
Evet
Hayır
Belki
Gri Creative Agency
IMA
RSS Google+ Twitter Facebook