KSS projelerine toplam 8 milyon TL yatırımda bulunduk" diyor." />
KSS projelerine 3 yılda 8 milyon TL yatırım yaptık
KSS projelerine 3 yılda 8 milyon TL yatırım yaptık
Vodafone, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de, sürdürülebilir kalkınmayı ve toplumsal bütünleşmeyi sağlayacak projelerin altına Türkiye Vodafone Vakfı aracılığıyla imza atıyor. Türkiye Vodafone Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Rengin Onay, "2007 yılından bu yana KSS projelerine toplam 8 milyon TL yatırımda bulunduk" diyor.

Röportaj: KurumsalSosyal.com

21.04.2010 /
Vodafone’un, faaliyet gösterdiği ülkelerdeki toplumlara destek olmak, sosyal ekonomik gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla vakıflar kurduğunu biliyoruz. Vodafone Grup Vakfı’nın vizyonu, yapısı, kuruluş mantığı ve faaliyetleri nelerdir?
Vodafone’un dünya çapındaki sosyal sorumluluk çalışmalarını yürüten Vodafone Grup Vakfı 2002 yılında kurulmuştur. Vodafone Grup Vakfı, Vodafone’un faaliyet gösterdiği her ülkede yerel bir vakıf kurmakta ve bu vakfın faaliyetlerini finansal olarak desteklemektedir. Grup Vodafone Vakfı kurulduğu günden bu yana 31 ülkede odağında eğitim, doğal afetlerle mücadele gençleri daha iyi bir yaşama kavuşturma maçı güden çok sayıda proje ile yaklaşık 100 milyon sterlin üzerinde sosyal yatırım gerçekleştirdi. Sosyal sorumluluğu iş kültürünün bir parçası haline getirmiş olan Vodafone, Grup Vakfı kanalıyla uluslararası düzeyde topluma katkıda bulunuyor.

Sosyal projelere 3 yılda 8 milyon TL ayırdık

Vodafone Türkiye Vakfı’nın kuruluş amacı, vizyonu, odak alanları nelerdir?
Ekonomik ve toplumsal gelişim için kâr odaklı büyümelerin tek başına yeterli olmadığının bilinciyle hareket eden Vodafone, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de, sürdürülebilir kalkınmayı ve toplumsal bütünleşmeyi sağlayacak projelerin altına Türkiye Vodafone Vakfı aracılığıyla imza atıyor.

Vodafone Global Vakfı’nın sosyal yatırım politikasını ve genel kriterlerini baz alarak, içinde yaşadığımız toplumun öncelikleri, hassasiyetleri, problemleri ve ihtiyaçları çerçevesinde yol haritamızı çizdik. İçinde yaşadığımız topluma ‘en iyi, en etkili şekilde nasıl yardımcı olabiliriz?’ sorusuna verdiğimiz yanıtlar, vizyon ve misyonumuzu oluşturmada etkin oldu. Attığımız her adımda, geliştirdiğimiz her projede bu vizyon ve misyona uygun hareket ediyoruz.

Türkiye’de toplumsal refah düzeyinin artırılması ve sürdürülebilir kılınması, Türkiye’nin bilgi toplumuna dönüşmesi, çevrenin korunması temel amaçlarımız arasında yer alıyor. Biz içinde bulunduğumuz topluma katkı sağlamak düşüncesinden hareketle, sağlık, eğitim, sosyal yardım, kültürel faaliyetler gibi, toplumun refahını doğrudan etkileyen alanlarda hizmet verme ve bu alanlardaki sorunlara mümkün olduğunca çözüm üretme peşindeyiz.

Genel anlamda Türkiye’nin sosyal ve ekonomik sorunlarına, yaratıcı ve pratik çözümlerin üretilmesini sağlamak amacıyla bireyleri, toplumları ve kurumları teşvik ederek, halkın katılımının sağlanması ile demokratikleşme ve gelişim sürecine katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Bu doğrultuda büyük çaplı uzun soluklu sosyal sorumluluk projelerini hayata geçirip sürdürülebilirliklerini sağlamak en önemli hedeflerimizdendir.

Proje ortaklarınızı nasıl seçiyorsunuz? KSS projelerinize ne kadar bütçe ayırıyorsunuz? Bu bütçe nasıl belirleniyor?
2002 yılından bu yana faaliyetini sürdüren dünyanın en önemli vakıflarından birisi olan Vodafone Grup Vakfı, 27 ülkede bulunan vakıfları aracılığıyla o ülkelerde yer alan yerel vakıflara hibe usulüyle destek veriyor. Her ülkenin kendine has ihtiyaçlarına cevap verecek özel projelere önem veren vakıf, titiz incelemeler sonucunda projelere yatırım gerçekleştiriyor. 2007 yılından bu yana KSS projelerine toplam 8 milyon TL yatırımda bulunduk.

“İlk Adım” ile 36 bini aşkın anne ve çocuğa ulaşılacakHande Ardane

Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğiyle yürüttüğünüz İlk Adım Programı’nın hedefi nedir?
İlk Adım; Milli Eğitim Bakanlığı önderliğinde Türkiye Vodafone Vakfı ve Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) işbirliği ile gerçekleştiriliyor.

Türkiye’de okul öncesi eğitime erişimin artırılmasına somut katkıda bulunarak Milli Eğitim Bakanlığı’nın okul öncesi eğitimde yüzde 100 erişim hedefine destek olmayı hedefleyen İlk Adım programı, toplumun gelişimi için çocuklarımızın potansiyellerinin en üst noktasına ulaşabilme ve bunun da ötesinde hayata eşit başlayabilmelerine yardımcı olmayı amaçlıyor. Kaliteli eğitime erişime 360 derecelik bir bakışla yaklaşarak, sınıf donatılmasına ek olarak, sınıf öğretmenleri ve veli eğitimleri ile kaliteyi daha da yükseltmek.

Program kapsamında yurdun dört bir yanında en ideal araçlarla donatılmış anasınıfları açılıyor. Bu sınıflarda görev alan öğretmenlere okul öncesi eğitim konusunda uygulamalarını güçlendirecek eğitim ve materyalleri sağlanıyor. Ayrıca ebeveynler için destekleyici aile eğitimleri düzenleniyor.

Okul öncesi eğitime erişimin düşük olduğu 18 ilde 180 anasınıfı daha oluşturak hayata geçirilen “İlk Adım” programı ile 20 ilde 302 sınıfta 36 bini aşkın anne ve çocuğa ulaşılacak. Avrupa’da 7 yaş altı eğitim oranının yüzde 100 olması, bilgi toplumu olma yarışındaki Türkiye için “İlk Adım” programının önemini daha da artırıyor.

Öğretmene Destek Projesi ne zaman başladı, bugüne kadar proje kapsamında neler yapıldı?
Türkiye'nin bilgi toplumuna geçişini hızlandırmak ve gerekli altyapının oluşturulmasına katkıda bulunmak amacıyla Türkiye Vodafone Vakfı'nın destek verdiği ilk proje “Öğretmene Proje Yaptırma Eğitimi Projesi (ÖPYEP) olmuştur.
Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Vodafone Vakfı ve Türk Eğitim Vakfı, öğretmenlerimizin çağdaş bilim ve teknolojiyle donanımlı hale gelmesi ve çocuklarımızın karşılaşabilecekleri sorunlarla baş etme kapasitelerini artırmayı hedefleyen Öğretmene Destek Projesi'ni uygulamak üzere bir araya geldi.
Öğretmenlerin çağdaş eğitim sisteminin bir parçası olmalarını desteklemek, kendilerini geliştirmeleri ve teknolojideki yenilikleri izlemeleri amacıyla, Haziran 2007'de başlatılan ÖPYEP'in ilk aşamasında, Türkiye genelinde eğitim veren 160 Anadolu Öğretmen Lisesi'nden 160 öğretmen, öğrencilerin eleştirel düşünme ve sorgulama yeteneklerini güçlendirecek "Proje Tabanlı Eğitim Sistemi" konusunda eğitim aldı. Öğrencilerin bireysel öğrenme süreçlerini planladıkları, sorumluluk aldıkları ve işbirliği yapmayı öğrendikleri projenin içeriği, Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim görevlileri tarafından geliştirildi.
İzleme ve değerlendirme çalışmaları Cambridge Üniversitesi öğretim görevlileri tarafından yürütüldü. Eğitimlerini tamamlayan öğretmenler kendi okullarında diğer öğretmenlere yönelik eğitimler vererek, yaklaşık 4000 öğretmenin eğitimlere katılması sağlandı. Okullarda çocuklarla proje kulüpleri oluşturularak bilimsel çalışmalar yapıldı. Proje faaliyetlerinin etkin bir biçimde gerçekleştirilebilmesi için 160 teknoloji sınıfı oluşturularak dizüstü bilgisayar, projeksiyon cihazı, yazıcı ve akıllı tahtadan oluşan setler okullara bağışlandı.

Projenin ikinci aşamasında ise eğitim alan öğretmenler meslektaşlarına eğitim vermeye başladı. Bu aşamada gerçekleştirilen proje izleme ve değerlendirme faaliyetlerine Vodafone çalışanlarının da katılımı sağlandı. Böylece stratejik planlama ve proje geliştirme konusunda yetkin Vodafone çalışanları da ÖPYEP'e dahil oldular.

Engelli ve dezavantajlılar topluma kazandırılıyor

Türkiye’nin bilgi ve iletişim teknolojilerinden tam anlamıyla yararlanması ve bilgi toplumuna dönüşmesi hedefiyle yürüttüğünüz Bilgisayar Bilmeyen Kalmayacak projesinin detayları nelerdir?
Habitat için Gençlik Derneği, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve Türkiye Vodafone Vakfı tarafından yürütülen “Bilgisayar Bilmeyen Kalmayacak” projesi, 81 ilde 1.000.000 gence internet tabanlı Avrupa Bilgisayar Yeterlilik Sertifikası (ECDL) eğitimi sunmayı amaçlıyor.
Türkiye’de e-dönüşüm sürecini hızlandırmak ve Türk gençlerinin sürece etkin katılımını sağlamaya hedefleyerek devam ettiğimiz Bilgisayar Bilmeyen Kalmayacak projemizle, Türkiye’de sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı durumdaki gençlerin bilgi ve iletişim teknolojileri konusunda kapasitelerini geliştirmeyi ve onların ülkemizin e-dönüşüm sürecine etkin katılımlarını sağlamayı hedefliyoruz.
Bu projede, internet tabanlı Avrupa Bilgisayar Yeterlilik Sertifikası eğitimin yanı sıra, oluşturulacak gençlik portalı ile 1 milyon genç, Türkiye’de gençlere dair yürütülen tüm çalışmalar ve bilgi teknolojilerindeki yenilikler hakkında bilgilendirilecek, forumlar sayesinde deneyim ve bilgilerini paylaşacak. Eğitim alan gençlerin potansiyellerini değerlendirmek ve veri toplamak amacıyla uygulanan Eğitim Yönetimi Sistemi ile elde edilen veriler sayesinde gelecekte Türkiye’de bilişim alanında yapılacak potansiyel çalışmalar için önemli bir veri tabanı oluşturulacak.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) işbirliği ile başladığımız “Bilgisayar Bilmeyen Kalmayacak” projesi kapsamında geçtiğimiz günlerde ülkemizin farklı illerini temsil eden 60 Bilişim Elçisi gencimizi İstanbul Vodafone Plaza’da ağırlayarak, iletişim ve teknoloji konularında eğitim verdik. Projede 600 bin gençten fazlasına ulaşıldı ve ulaşılmaya devam ediliyor.

Engelli veya dezavantajlılara yönelik Düşler Akademisi projesi kapsamında neler yapıyorsunuz?

Sosyal açıdan dezavantajlı bireylerin sosyal dışlanmayı aşarak aktif ve üretken bir şekilde hayat standartlarını yükseltmelerine destek olmak, Türkiye Vodafone Vakfı’nın öncelikleri arasında yer almaktadır. Birleşmiş Milletler Engellilik Sözleşmesi'ni imzalayan Türkiye'de nüfusun yaklaşık yüzde 12,5'i dezavantajlı olmasına rağmen, bu kişilerin sosyal yaşamda karşılaştıkları kısıtlamalara çözüm bulunamayışı, Türkiye Vodafone Vakfı, UNDP ve AYDER'in Düşler Akademisi Projesi için el ele vermesine öncülük etti.
Gerçekleştirdiğimiz Düşler Akademisi projemizle, fiziksel veya psikolojik engelleri ve maddi yetersizliklerinden dolayı sosyal dışlanmışlık yaşayan dezavantajlı gençlerin, sanat aracılığıyla aktif ve üretken olmalarını sağlamayı amaçladık. Vokal, ritm, dans, film, fotoğraf, DJ’lik, enstrüman, resim ve tasarım konularındaki atölyelerde gençlerimizin kendilerini ifade etmelerine yardımcı olduk.
Düşler Akademisi projesi, Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) tarafından düzenlenen 8. Altın Pusula Halkla İlişkiler Yarışması’nda ‘Sivil Toplum Kuruluşları’ kategorisinde Altın Pusula ile ödüllendirildi.

Afetle mücadelede 20 bin kilometre yol kat ettik

İletişim HayatTIR projenizin faaliyet alanı nedir?
AKUT ile yürüttüğümüz “İletişim HayatTIR Geleceğimizi Birlikte Kurtaralım Projesi” ile afetle mücadele konusunda toplumun konuya olan duyarlılığının artırılması ve afet durumlarıyla baş etme becerilerinin geliştirilmesini hedefliyoruz. Bu projeyle 130 günde yaklaşık 20 bin kilometre yol kat ederek 81 il dolaştık.
Proje kapsamında, Türkiye’nin dünyada aktif durumdaki önemli sismik bölgelerden biri olduğu gerçeğinden hareket ederek, halkın konuya olan duyarlılığını artırmak ve afet durumları ile baş etme becerilerini geliştirmek amacıyla deprem öncesi, sırası ve sonrasında yapılacaklara ilişkinler eğitimler verdik.
Gittiği yerlerde vatandaşların hem eğitici hem de keyifli bir gün geçirmelerini sağlayan özel donanımlı proje TIRımız, büyük bir ilgiyle karşılandı. Deprem öncesi, sırası ve sonrasında yapılmaması gerekenler anlatıldı. Tiyatro gösterileri, bilgilendirme seminerleri, TIR içinde yer alan sergiler aracılığıyla afetle mücadele konusunda önemli bir farkındalık yaratıldı. İletişim HayatTIR’da işitme engelli vatandaşlarımızı da düşünerek tüm gün dev ekrandan geceleri ise beyaz perdeden konuya ilişkin filmler de sunduk.

Bugün Çocuğunuzun Yarını projenizin hedefi nedir?
Geleceğimizin çocuklarımız tarafından şekillendirileceği bilinciyle bu alanda yaptığımız eğitim çalışmalarımız bizim en özel projelerimiz arasında yer alıyor. Özellikle “Bugün Çocuğunuzun Yarını” adıyla yürüttüğümüz proje son derece başarılı sonuçlar aldığımız bir çalışmamız oldu.
AÇEV işbirliği ile başlattığımız Anne Eğitimiyle Çocuk Gelişimine Destek Projesi’nde yoğun göç alan İstanbul, Ankara, Bursa, Adana, Kocaeli, İzmir ve Samsun illerinde okuma-yazma bilen, 3-11 yaş arası çocukları olan annelere yönelik eğitimler tasarladık. Anne Destek Eğitim Programı’yla çocuk gelişimi ve yetiştirme konularında annelere bilgi ve destek sağlayan eğitimler verdik.
Olumlu disiplin, etkin iletişim ve çocuğun tüm gelişim alanlarıyla ilgili bilgi ve yöntemler içeren bu eğitim programı sayesinde katılımcı annelerin hem kendilerine güvenleri arttı, hem de çocuklarının eğitimindeki rolleri ve etkinlikleri geliştirildi.
10 ay boyunca uygulanan 7 ilde daha önceki dönemlerde yetişmiş ve yeni yetişen toplam 304 rehber öğretmen tarafından ilköğretim okullarında uygulanan 305 adet “Anne Destek Programı” kursu ile 10,034 anneye eğitim verildi. Toplamda ise 20,068 anne-çocuk ikilisine ulaşıldı.

Güneydoğu Anadolu’da 900 çocuk ve 750 anne ile buluştuk

Son olarak, Güneydoğu Anadolu Yaz Anaokulları projenizin bilançosunu anlatır mısınız?
2008 yılında AÇEV ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği ile başlattığımız Güneydoğu Anadolu Yaz Anaokulları projemiz kapsamında, Mardin, Batman ve Diyarbakır’da yer alan toplam 62 sınıfımızda 62 öğretmenimiz 900 çocuğumuz ve 750 anne ile buluştuk.
Yaz ayları boyunca 9 hafta süren eğitimde çocuklarımızın dil ve bilişsel becerilerinin geliştirilmesi konusunda eğitim verildi ayrıca haftada 1 gün anne destek eğitimleri gerçekleştirildi. Eğitimde bölgesel eşitsizliklerin giderilmesini ve çocukların orta vadede okuldaki başarılarının yükseltilmesini hedefleyen bu projemizi daimi kılmayı ve daha fazla çocuğumuza ulaşmayı hedefliyoruz.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi Okul Öncesi Eğitimi ve Aile Destek Projesi’yle Diyarbakır, Mardin ve Batman illerimizde eğitime ulaşım konusunda bölgesel eşitsizliklerin azaltmasına ve ülkenin dezavantajlı bölgelerinde yetişen çocuklara eğitim konusunda eşit fırsatlar sunulmasına destek olundu.

Söz konusu illerde, hem ana sınıfı altyapısını geliştirilmesi ve öğretmen kapasitesinin artırılması, hem de direkt olarak henüz okula başlamamış çocuklara ve ailelerine yapılandırılmış bir eğitim programı ile ulaşıldı. Projeyle çocukların okula hazırlık sürecini kuvvetlendirmeye orta ve uzun vadede okullaşma ve başarı oranlarını artırma suretiyle eğitimde bölgesel dengesizliklerin azaltılmasına destek olundu. Projeyle, 35 yeni anasınıfının altyapısının oluşturulmasına olanak sağlayacak şekilde, 60 okul öncesi öğretmeninin kapasitesi geliştirildi. Anne Destek Programı için de 49 sınıf oluşturuldu.

Programa katılan çocuklar ilkokula hazır hale gelirken, programa katılmayan diğer akranlarına göre zihinsel gelişim, dil gelişimi, oyun oynama biçimleri, seçimleri, karar alma - uygulama, sorumluluk alma, özgüven gelişimi, haklara saygılı olmak, sırada bekleme, söz hakkı alma, paylaşma, teşekkür etme, özür dileme, algılama, kavrama gibi becerilerde gelişim gösterdiler.

Paylaş
Ad Soyad  
Yorum  
     
 
E-Bülten Üyelik




kitaplık
Şirketlerin Kurumsal Sosyal Sorumluluk projelerinde gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
Evet
Hayır
Belki
Gri Creative Agency
IMA
RSS Google+ Twitter Facebook