12.04.2010
Küresel bir krizden geçen dünyada küresel sermayenin %90’ını elinde bulunduran özel sektörün kalkınmada üstlendiği rolünün çok önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Bunun temel nedeni hem sosyal kalkınma hem de istihdam alanında özel sektörün getirdiği katma değerin yıllar geçtikçe daha etkili olmasıdır. Uluslararası kuruluşlar ve devletlerin de rolleri kriz sürecinde daha iyi anlaşılmış; özellikle de kısa vadeli çözümlerdeki önemleri ile bu süreçte yeniden güç kazanmıştır. Ancak uzun vadeli sürdürülebilir bir küresel ekonomi ve yaşanabilir bir dünya için şirketlerin önemi kamu ve sosyal aktörlere oranla bu krizle daha da çok artmıştır.
Şirketlerin önemi artarken şirketlerin yaşam alanı olan pazarlar bu değişimden nasibini aldı. Geçtiğimiz binyılda sadece pazar vardı. Ürün yaratıcılığı, müşteri ihtiyaçları, uzmanlar ve profesyoneller vardı. Yeni binyılda ise artık salt kar odaklı pazar yok, sorumlu pazar ve sosyallik var. Bu bağlamda, yaratıcılık ise artık sosyal yaratıcılığa dönüşüyor. Bu süreçte girişimcilik ise sosyal girişimcilik ve sosyal yatırımlar ile farklı bir boyut kazanıyor. Müşteri ihtiyaçlarının yerini de paydaş ihtiyaçları alıyor. Artık, uzmanlar ve profesyoneller yerine, ortaklar ve ağlar var. Ekonomi değişimlere paralel süreçlerden geçiyor ve ekonomik modeller değişiyor. Artık insanlar, “Neye ihtiyacım var” yerine, “Neyi kullanabilirim” yaklaşımıyla, daha karmaşık bir ekonomik model ortaya çıkarıyorlar. Bunların sonucunda da uyumlu, yenilikçi ve ekonomik yaşam ihtiyacı var. Bu yüzden ekonominin temelinde yeni bir endüstri modeli ortaya çıktı: “Sosyal Sanayi”.
Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği olarak “Sorumluluk Eğitir” yaklaşımı ile çıktığımız KSS Bilinci’nin yaygınlaştırılması alanında bu dönemi şirketlerin gelecek için değişen stratejileri, yapıları ve şirket kültürleri ile birlikte ele alıyoruz. Bu noktada temel bir soru ortaya çıkıyor: Şirketler bu değişime nasıl uyum sağlıyor? KSS Kültürü ile artık şirketlerin birçoğu KSS Raporlaması, Çevre Etki Değerlendirme Raporları, Paydaş Toplantıları ve Raporları, Sosyal Bütçe, Sosyal Sorumluluk Kampanya ve Projeleri, Çevreye Duyarlı Tedarik Zinciri ve Uygulamaları, Karbon Ölçümlemeleri, Küresel İlkeler Sözleşmesi gibi birçok KSS uygulamasını şirketin çalışma kültürüne adapte ediyor.
TKSSD olarak yaklaşımımız değişen dünya, ekonomi ve şirket kültürlerinde artık KSS Kültürü’nün Türkiye’de de önemli bir yere sahip olduğudur. Türkiye’de yüzyıllardır var olan hayırseverlik kültürü ve lonca teşkilatları karşımıza çıkıyor. Aslında KSS kültürünün temelini oluşturan anlayışa ya da ruha bu coğrafyanın insanı yabancı değil. İş adamlarının bugüne kadar hayırseverlik olarak, tanıtımını yapmaktan kaçınarak, geliştirdiği çalışmaların, bugünkü değişen şirket kültürlerinde sosyal sorumluluk olarak yeni yeni öğrenildiğini görüyoruz. Eğer kodları toplumsal belleğinde zaten var olan Türkiye’de, sosyal sorumluluk değerlerini, günümüz dünyasına uyarlayabilmeyi başarabilirsek, parlak yarınlar bizi bekliyor olacaktır diye düşünüyoruz.