Son yazımın üzerinden neredeyse bir yıl geçmiş, KSS Pazaryeri zamanı gelmiş, sitemizde de görmekte olduğunuz üzere KSS uygulamaları ve projeleri almış başını yürümüş. Bu arada Gaye her şeyi yazmış, bir tek sitesine yazı yazamamış:)
Espriyle karışık günah çıkarmanın ardından, asıl yazı konumuza yumuşak bir geçiş yapalım... Bu yıllık, pardon haftalık (kaç haftalık olacağı meçhul) yazımızda KSS’nin dijital pazarlama ilişkisini ele alacağız. Nereden çıktı bu konu derseniz… Geçtiğimiz hafta KurumsalSosyal.com’u ve KSS uygulamaları ile dijital pazarlamanın ilişkisini konuşmak üzere “Onlar Farkında” programının konuğuydum. Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği Başkanı Serdar Dinler ve Gözde Narman’ın hazırlayıp sunduğu program, her çarşamba saat 20.00’de Cem TV’de yayınlanıyor. Aç parantez:Şiddetle tavsiye ederim, kapa parantez. Çok konuşmayı sevmeyen, hatta gerekmedikçe konuşulmaması gerektiğini savunan bir kişilik olarak, 1,5 saatlik programın tek konuğu olmanın altından nasıl kalktım, şimdi düşününce ben bile anlayamadım. Sanırım işin sırrı canlı yayın motivasyonunda.
Velhasıl konu konuyu açtı, örnekler havada uçuştu, marka ismi söylememek işin en zorlayıcı bölümünü oluşturdu. Gözde’nin “muhalefet” adını verdiği karşı sorularıyla programın konsepti daha da renklendi;) Sonuçta KSS nedir ile başlayan, KSS uygulamaları neden dijital mecraları kullanmalıdır sorusuyla derinleşen, markaların dijital iletişim stratejilerinin içinde KSS’nin önemli bir payı olmalıdır sonucuna vardığımız bir sohbet gerçekleşti. Sorumluluk sahibi bir kişi olduğumdan, önceden dersimi çalışmıştım. İşte bu notlarımı şimdi sizinle paylaşıyorum. Umarım okuyanlara faydası olur. Bu arada program kaydını haberler bölümümüzde bulabilirsiniz.
KAMPANYALARI GÜÇLÜ KILIYOR
Şirketler neden KSS uygulamalarında da dijital dünyayı etkin kullanmalılar? Çünkü dijital dünya, bugün her konudaki bilgi kaynağını işlevini görüyor. Tüketiciler, ilişki içinde oldukları markaların ve şirketlerin kurumsal sosyal sorumluluğunu yerine getirip getirmediğini öğrenmek için internete başvuruyor. ABD menşeili bir şirketin yaptığı araştırma sonuçlarına göre, insanların KSS ile ilgili başvurdukları kaynakların başında internet arama motorları geliyor. Onu bağımsız grupların web siteleri takip ediyor. Şirketin kendi sitesi 3’üncü sırada yer alıyor. Ardından bloglar ve sosyal ağ siteleri geliyor.
BAŞARILI DİJİTAL KAMPANYA ÖRNEĞİ
Greenpeace’in yürüttüğü dijital kampanya örneklerini hepimiz biliyoruz. Yavru balıkların tüketilmemesi gerektiği konusundaki farkındalığı oluşturmak için dijitali merkez alan ve birçok farklı dijital mecrayı kullanan kapsamlı bir kampanya yürüttüler. Sonuçta Türkiye’de daha once hiç bilinmeyen bir alanda önemli ölçüde farkındalık yaratıldı. Şu anda bir şirketin Karadeniz’de kurmak istediği termik santralle ilgili (bu ayrıca bir köşe yazısı konusu olduğu için şu anda detaya girmiyorum) son derece bir kampanya yürütülüyor.
ŞİRKETLER YETERİNCE KULLANMIYOR
Şirketlerin kurumsal sosyal sorumluluk projeleri bazında bazı uygulamalarının oluduğunu görüyoruz. Genel yaklaşım, şirketin kurumsal sosyal sorumluluk projesi kapsamında yaptıklarını anlatan bir web sitesi oluşturmak yönünde. Ancak artık birçok şirket ve birey, KSS'nin yalnızca projeden ibaret olmadığını, bir şirketin tüm paydaşlarına yani çalışanlarına, müşterilerine, içinde bulunduğu topluma, fiziksel çevreye, hissedarlarına karşı sorumlu olması anlamına geldiğini biliyor. Bugün geldiğimiz noktada, şirketin genel stratejilerinin içerisinde, KSS stratejilerinin önemli bir paya sahip olması gerekiyor. Bu nedenle aslında şirketlerin yapmaları gereken, bu tanım kapsamına giren tüm uygulamalarını dijital dünyayı da kullanarak paylaşmalarıdır. Bu iletişim mecrasını aktif kullanmalarıdır.
NE FAYDASI OLUR?
Bir şirket dijital mecraları iletişimi için etkin ve doğru kullanırsa, müşteri sadakati, çalışan bağlılığının artması, marka imajının ve itibarının artması gibi çok faydalı sonuçlar elde eder. Sosyal medya çağında yaşıyoruz. Türkiye, Facebook'ta en fazla üyesi bulunan 5'inci ülke. Twitter kullanıcı sayımız gittikçe artıyor. Bugün nasıl bir şirkete ait bir markanın sosyal medya iletişimi yapılıyorsa, şirketin kurumsal sosyal sorumluluk uygulamalarının da sosyal medya iletişiminin ciddi ve sistemli bir şekilde yapılması gerekiyor. Ve bunun yalnızca yürütülen KSS projesinin tanıtımı ile sınırlı bırakılmaması, şirketin tüm KSS uygulamalarının dijital mecralar kanalıyla ifade edilmesi gerekiyor. Çünkü bugün artık markalar ve tüketiciler arasında çift yönlü bir iletişim devam ediyor. Twitter hesabı olan herkes, siz bir markaysanız, size direkt soru iletebilir ve haklı olarak bunun yanıtını bekler. KSS, tüketicinin şirketi veya markayı tercih nedenlerinden biri ve tüketiciye dokunduğu en önemli konulardan biri olduğu için, KSS uygulamalarının dijital dünya ile entegre edilmesi büyük önem taşıyor.
NE YAPILMALI?
Şirketin sosyal medya yönetimi faaliyetlerinin başında monitoring yani dijital dünyada o şirket veya markayla ilgili neler konuşulduğunu tespit etmek gelir. Öncelikle bunun yapılması gerekir. Tüketiciler artık markalar ile ilgili bilgileri yalnızca şirketlerden almıyorlar. WOMM yani kulaktan kulağa pazarlamanın etkisi çok fazla. Şirketlerin bize söylediklerinden daha fazla, o marka ile ilgili arkadaşlarımız neler söylemiş buna dikkat ediyoruz. Tercihlerimizi buna göre yapıyoruz. Bu nedenle şirketlerin ve markaların KSS ile ilgili uygulamalarının ve projelerinin iletişimi için dijital dünyayı da kullanmaları gerekiyor. Peki bunu nasıl yapacaklar? Kurumsal veya uygulama/proje odaklı web sitelerinin yanı sıra facebook, twitter gibi sosyal ağları kullarak iletişimlerini sürdürsünler. Blogger'lar ile iletişime geçsinler. Blog açsınlar. Fecebook uygulamaları, online videolar gibi uygulamalarla konularını zenginleştirsinler. Dijital dünyanın sunduğu çok önemli bir avantaj da, dijital dünyanın şirketlere ve markalara hedef kitlelerinin tepkilerini bire bir olarak gözlemleme, onların önerilerini alma ve bu geri bildirime göre kendilerini geliştirme imkanı sunması.
TÜRKİYE'DE DURUM
Türkiye'de genellikle şirketler KSS uygulamalarını, jenerik birkaç içerikle web siteleri aracılığı ile tüketiciye sunuyor. Ya da yürütülen KSS projesi için bir web sitesi oluşturuluyor. Bu web sitelerinin, statik web siteleri olmak yerine interaktif, amaca hizmet eden uygulamalar içeren, örneğin konuyu hedef kitleye basitçe anlatmaya yarayan ya da konunun sosyal ağlarda yayılmasına yardımcı olan uygulamalar veya interaktif oyunlar vb. içeren bir yapıda olması daha faydalı olacaktır. Örneğin biz Türkiye'nin en kapsamlı ve uzun dönemli KSS projelerinden biri için yaptığımız web sitesinde, o proje ile ulaşılan ve eğitim verilen öğretmenlerin sosyalleşebilecekleri, aralarında iyi uygulama örnekleri konusunda paylaşım yapabilecekleri sosyal bir bölüm oluşturduk. Adeta bir Facebook yaptık. Bu çok faydalı çünkü projenin amacı öğretmenlerin yetkinliğini artırmak ve sitenin sosyal paylaşım fonksiyonu sayesinde öğretmenler tecrübelerini birbiriyle paylaşabiliyor. (düşündüm de bu da ayrı bir köşe yazısı konusu olabilir:)
En kısa (!) zamanda görüşmek üzere,