Aynaya bakabilmek hesap verebilirliğin bir parçası mıdır?
Ceyhun Göcenoğlu

13.08.2010

Gün geçmesin bir sivil toplum kuruluşu, bir şirketin yaptığı kurum içi ve kurum dışı operasyon veya servisi için eleştirmesin ve hesap verebilirlik, şeffaflık konusundan dem vurmasın. Acaba aynaya bakabilmek hesap verebilirliğin ve şeffaflığın bir parçası olabilir mi? Acaba bu eleştirileri sıklıkla yapanlar ne kadar şeffaf ve hesap verebilir?

Hemen belirteyim ki bu yazıyı özel sektörü temizlemek için değil; özel sektöre eleştiride bulunan grupların kendi hesap verebilirliklerini de gündeme getirebilmek için kaleme alıyorum. Günümüzde şirketlerin en azından hissedarlarına karşı sermaye piyasaları dahilinde belirgin sorumlulukları bulunmakta. Kurumsal sosyal sorumluluk başlığı altında sosyal paydaşlarına faaliyet raporları, basın açıklamaları ve genel kurullar ile zaman zaman yeterli zaman zaman da yetersiz faaliyetlerle şeffaflıklarını ve hesap verebilirliklerini gündeme getirmekteler. Peki benzer bir yapı, isimleri gereği toplumla iç içe olan sivil toplum kuruluşları için var mı? Var ise ne derecede ve ne kadar etkin?

Sivil toplumun şeffaflığı ve hesap verebilirliği konusunda birçok bakış açısı, kriter ve tanımla bulunmakta. Teoriye girmeden pratiğe bakarsak, Uluslararası Sivil Toplum Kuruluşları Hesap Verebilirlik Şartnamesini bunun için bir avantaj. Bu şartnameyi bir çerçeve olarak ele aldım ve biraz da esneterek 4 kriter belirledim. (İlgilenenler için detaylı bilgi http://www.ingoaccountabilitycharter.org) Bu çerçevede internet siteleri üzerinden iki farklı örneklemdeki sivil toplum kuruluşlarının yönetim yapısı, tüzükleri, faaliyet raporları ve finansal bilgilerini araştırmaya çalıştım. Sonuçlar gayet şaşırtıcıydı.

İlk örneklemdeki 110 sivil toplum kuruluşundan 84'ünün yönetim kurulu listelerini açıkladığını ve sadece 26 sivil toplum örgütünün yönetim yapılarını kamuoyu ile paylaşmadığını gördüm. "Eh fena değilmiş" gibi düşünürken aynı örneklemde örgütünün temel yönetim ve hedef yapısını belirleyen tüzük veya vakıf senedinin açıklanma sayısının sadece 23 olduğunu görünce, biraz hayal kırıklığına uğradım. Ama iyi ki 65 şirket iyi kötü bir finansal veri açıklıyordu. Ancak sadece 2009 senesi verileri ele alındığında, 110 kuruluştan 98'inin faaliyet raporunun kamuoyu ile paylaşılmadığını görünce ise gerçekten üzülmedim değil. Ama en şaşırtıcısı bu dört kritere güncel olarak sadece 2 kuruluşun sahip olmasıydı.

İkinci örneklem grubuna da - 112 sivil toplum örgütüne - aynı kriterleri uyguladım. Bu listeden sadece 23'ü yönetim kurulu hakkında bilgi verirken, tüzük konusunda bilgi veren sadece 17 kurum bulunmaktaydı. Faaliyet raporları ve bütçe bilgileri sadece ikişer kez paylaşılmıştı. Kriterler, ölçümlemeleri ve sonuçları gayet net. Her sivil toplum kuruluşunun internet sitesinin olması gerekliliği üzerinden yapılabilecek bir tartışma, kabul edilebilecek bir eleştiri olabilir. Ancak İrlanda merkezli insani yardım kuruluşu Tear Fund'ın, Facebook'taki sayfasını ziyaret edenler internet sitesi kurmadan da bir takım etkinliklerin düzenlenebileceği konusunda fikir sahibi olabilir diye düşünüyorum. İlgilenenler için http://www.facebook.com/video/video.php?v=451308142801

Dolayısıyla, şirketlere önerimiz açık: Şirketlerin çalıştıkları sivil toplum kuruluşlarından şeffaflık ve de hesap verebilirlik için basit ama etkin kriterleri hayata geçirmelerini istemek ve bu istekleri takip etmek.


  • Kurumsal Yönetim ve İş Etiği üzerine Londra Birkbeck College yüksek lisans derecesine sahip olan Ceyhun Göcenoğlu, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesinde doktora yapmaktadır. Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Derneği kurucu üyesi olan Ceyhun Göcenoğlu halen özel sektörde sürdürülebilirlik konusundaki proje ve çalışmalarına devam etmektedir.
Paylaş
Ad Soyad  
Yorum  
     
 
E-Bülten Üyelik




kitaplık
Şirketlerin Kurumsal Sosyal Sorumluluk projelerinde gönüllü olarak çalışmak ister misiniz?
Evet
Hayır
Belki
Gri Creative Agency
IMA
RSS Google+ Twitter Facebook